Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Kameraların karşısına büyük bir iddiayla çıkan Netanyahu, sunduğu yol haritasıyla ikna edici olmaktan uzak bir görüntü çizdi. Operasyonların geleceği ve savaş sonrası planlar hakkındaki sorulara verdiği yanıtlar, kendi kabinesiyle bile tam bir mutabakat içinde olmadığını gösterdi. Bir yandan kesin zafer vurgusu yaparken, diğer yandan sahadaki askeri gerçeklerle uyuşmayan vaatlerde bulunması, kamuoyunda “yön kaybı” eleştirilerini alevlendirdi.
Asıl kriz ise diplomatik sahada yaşanıyor. Washington’dan gelen son sinyaller, Netanyahu’nun artık Beyaz Saray’ın sınırsız desteğine sahip olmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Basın toplantısı sırasında ABD ile eşgüdüm içinde olunduğu mesajını vermeye çalışsa da, arka planda biriken stratejik uyuşmazlıklar her cümlesinde hissedildi. Biden yönetiminin bölgesel planlarına aykırı düşen sert söylemler, İsrail’in uluslararası arenada giderek daha fazla izole olmasına yol açıyor.
Netanyahu’nun bu tavrı, sadece dış dünyada değil, İsrail siyasetinin kalbinde de tepkiyle karşılanıyor. Muhalefet ve hatta kendi müttefiklerinin bir kısmı, Başbakan’ın net bir strateji sunmak yerine zamana oynadığı ve kişisel siyasi geleceğini devletin çıkarlarının önüne koyduğu görüşünde birleşmeye başladı. Kürsüden yansıyan bu dağınık tablo, Netanyahu hükümetinin önündeki yolun hiç olmadığı kadar engebeli olduğunu gösteriyor.
yorumunuz